Hamileliğe Hoş Geldiniz

Korku ile birlikte karışık mutluluk yaşayanlar, hamileliğe hoş geldiniz. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren korku, endişe, mutluluk gibi tüm duygularınız bir anda size hücum eder. Uzun süredir çocuk sahibi olmak istiyor olabilirsiniz, beklemediğiniz bir anda hamile olduğunuzu öğrenmiş olabilirsiniz. Durum ne olursa olsun doktorunuz bunu size söylediğinde içinizde bir canlının olduğu, sizde hayat bulduğu fikri sizi başka dünyalara alır götürür. Özellikle ilk çocuk ise daha önce hiç anne olmamış olmanın verdiği acemilik ile “iyi bir anne olamama” ihtimali dolanır durur beyninizde. Korkmayın, iyi bir anne olacaksınız.

Ultrasonda bebeğinizin hatlarının oluşmaya başladığına şahit oldukça, kalp atışını duydukça muhtemelen göz yaşlarınızı tutamayacaksınız. Karnınızda tanımadığınız, bilmediğiniz bir canlı günden güne büyüyor ve size “anne” diyecek. Artık mucizelere inanabilirsiniz.

Her ne kadar “sağlıklı olsun da” deseniz de cinsiyetini deliler gibi merak ettiğinizi biliyoruz . Kız olursa, erkek olursa muhabbetleri çoktan başlamıştır bile. Babası gibi yakışıklı, annesi gibi güzel olsun. Maharetli olsun bir de. Kendini koruyabilsin, cesur olsun. Hassas da olsun, kalp kırmasın, kalbi de kırılmasın. Bir kötülük gelmesin ona. Değil mi? Öğrenecek hepsini. Hem de öğrenmesi için uzun yıllar olacak önünde. Ultrasonda gördükçe “ağzı aynı ben” desek de kime benzeyeceği tam bir muammadır. O boşlukları gerçekleşmesini istediğiniz görüntülerle doldururuz sadece. Çünkü o, en yakın yabancınız şimdilik.

Bir de kilo almalarınız olacak tabii. Ama dünyanın en anlamlı, en sevindiren kiloları. Ne kadar kilo alırsanız alın, anne adayları en güzel kadınlardır. Bunu unutmayın. Bir de artık daha duygusalsınız, daha bir büyümüş hissedeceksiniz. İlişkilerinize yeni resimler çizeceksiniz. Bir “eş”, bir “sevgili”, bir “dost” olan adam artık çocuğunuzun babasıdır. Anneniz artık gözünüzde daha farklı bir yerdedir. Kararlarınız iki kişilik değil, şimdiden üç kişilik olmaya başlamıştır. Resimler yavaş yavaş değişirken, daha duygusal olacağınız için depresyon meyiliniz de fazla olabilir. Bu aslında sizden çok çevrenizdekileri etkileyecek bir depresyondur. “O adamın çocuğunu doğuracaksınız, tüm zorluğu siz mi çekeceksiniz? Hiç!” gibi depresyonlar.

Karnınız büyümeye, bebeğiniz hareketlenmeye başlamıştır. Arada bir tekmesini de yiyorsunuzdur. Karnınızı sevip onunla iyice bir arkadaş gibi konuşmaya da başlamışsınızdır. Kafaya taktığınız kilolar artık kimin umurunda? O hareket ettikçe sizin gözleriniz büyür, heyecanlanırsınız. Sevdiğiniz adamla sizin çocuğunuz karnınızda ve içinizde büyüyor. Bundan daha duygusal ne olabilir? Onun için aldığınız tulumları, elbiseleri, pijamaları, eldivenleri seversiniz, koklarsınız. Eşyalarının minikliği karşısında her defasında şaşırırsınız. Doğmasını ve bunları giydireceğiniz günleri hayal eder durursunuz.

Ve o an gelir. Aylarca içinizde büyüyen yavrunuz artık kollarınızdadır. Sizi bekleyen bir bebek, kokunuza, sesinize, sütünüze ihtiyacı olan bir bebek. Tüm dünyaya bağırmak istiyor olabilirsiniz. “Evet, benim bebeğim, ben doğurdum. Dünyanın en güzel bebeği” Arrtık anneliğe hoş geldiniz.

Bu yazıları da okumanızda fayda var:

Hadi siz de yorum yapın

Your email address will not be published.